Huzuru Unutanlar
- Seyfi ÖZTAŞ

- 3 Kas 2025
- 2 dakikada okunur
Akıp giden yıllar, geçen anılar, acılar, hayatlar, her bir anında bir hatıra bir yaşanmışlık. Günden güne geçiyor her şey. Boylar büyüyor, eller uzuyor, yanaklar sarkıyor, göz altları şişiyor, saçlar dökülüyor ve ömür akıp günden güne saniye, saniye gidiyor. Giden gelmiyor geri, Güzellik. Giden gelmiyor. Ömür hep bir arayış ve hep bir bekleyişle geçiyor. Kimse halinden memnun değil. Hep bir fazlası bir fazlası hep eksik olanı istiyor bekliyor. Mutluluk ve huzuru, hep alım gücünde, parada, maddiyatta arıyor insan ahir zamanda. Kimse gerçek sevginin gerçek sevgilinin peşinde değil. Çünkü sevmek emek, sevmek sabır, sevmek sevdiğinle bir sonlu hayata sığma çabası. Unutmuş insanlar tüm dünyanın yükünü sevdiğinin dizinde, sevgilinin elinde saçın akarken bir nehir gibi ellerini kaldırıp havaya bakarken saçına bir tutam alıp koklarken sevgilinin saçını, içine dolan huzuru unuttu insanlar. Sarılmadan onun varlığı ile bile uykusu geldiği uyuya daldığı, dünyalık tüm zevkler bir yana sadece onun kollarında uyuduğu deliksiz bir uykunun tarifi olmayacak çilelere değdiğini, değeceğini. Hep gezecek tozacak dünyanın her yerini. Köşe bucak görecek ama huzursuzluk hep içinde kalbini sıkacak, bedenini de bulandıracak aklını da. Gezdiği yerler, yediği yemekler mutlu etmeyecek. Dindirmeyecek susuzluğunu huzursuzluğunu. Hep bir yanı son model arabalarda, 3 katlı havuzlu evlerde eksik kalacak. Bunun içim ömrünün geri kalan her saniyesini bir gülüşüne feda edecekleri kaybediyor insan ve sadece fiziğe, belden aşağı ve yüzüne bakıyor ya belki de yaşına işte hepsi her saniye senden uzaklaşıyor. Eskiyor bal kabağına dönüyor her şey her şey gece yarısı saat 12.00’ye kadar. Sonrası acı gerçekler, mutsuz kalpler, tatmin ve huzursuz ruhla kirlettiği o benliği ile karşı karşıya kalıyor. Gerçekten kalbinden seveni, ruhunu seveni sonsuzluğa senle talip olanı sevecek olanı harcıyor insan. Şu ömründe 3 5 gezdiği güne 1 2 eve 1 2 arsaya biraz paraya ömrünü sattığın şeylerin hiçbiri 50 sene bilemedin 100 sene sonra senin adına bile kalmayacak ama bedenin çürüdüğünde, ruhunla ahirette o sadece uykuya daldığın televizyon karşısındaki insanı başka bir uykuda göreceksin. Sen ise dipsiz sonsuz huzursuzluk kuyusunda. Dünyanı mahvettiğin yetmediği gibi ahiretini de sonsuz sevgiyi de mahvedeceksin. Maddeleştikçe yok olacaksın. Ama bir çay bir, kahveyi gönülden yapıp senle yudumu paylaşan en çirkin haline bayılan insan ile mutluluk hayallerini dünyalık zevk ve kaprislerine değiştiğini anlayacaksın ve iş işten geçmiş olacak. Bir ömür böyle son bulacak.
Seyfi ÖZTAŞ / Anlara Eklenmiş Notlar




Yorumlar